Siber Güvenlik Konusundaki Farkındalık Arttırılmalı

42015 yılını değerlendirir misiniz?

2015 siyasi ve ekonomik nedenlerden ötürü Türkiye için zor bir seneydi. Döviz kurundaki hareketlilik ve uzun süren seçim dönemi hem özel sektörde hemde kamu sektöründe planlanan bilişim harcamalarının yavaşlamasına neden oldu. Bu yavaşlama sektörlerde tamamlanması hedeflenen projelerin süreçlerinin uzamasına sebep olurken, Bilişim Sektörü olarak beklenen ilerlemeyi kaydetme konusunda tahminlerimizin gerisinde bırakmıştır. 2015 senesinin beklenenden zor geçmesi 2016’ı rakamlarını etkileyecektir, kişisel görüşüm bu etkinin 2016’ya pozitif  yönde yansıyacağı şeklindedir.

2016 yılına ilişkin öngörüleriniz ve beklentileriniz nelerdir?

2016 yılında mobilitenin artması için yapılan yatırımlar, büyüyen veri ile veri merkezleri ihtiyaçlarının hızlanması, kamunun ve özel sektörün bulut bilişime geçerek artan maliyetlerini düşürmeye çalışması sektörün en popüler konuları arasında yer alacaktır. Dijitalleşme süreçleri ile doğru orantılı olarak siber güvenlik tehditleri de hızla artarak en önemli konu olma gerçeğini sürdürecektir. Doğru yatırımların yapılması bu anlamda en önemli gündem olacak ve bu nedenle bilginin en kıymetli değer olduğu günümüzde siber güvenlik konusunda farkındalığın arttırılması gerekecektir.

Yeni yayınlanan 2015-2018 Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planında da yer alan, bilişim sektörümüze ivme kazandıracak atılması gereken önemli adımlar vardır. Bunlardan ilki Bilişim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın vurguladığı gibi sektörümüzde nitelikli insan gücüdür. Verilen rakamlara göre sektörde 70 bin insana ihtiyaç vardır. Bunun için genç ve dinamik insan potansiyelimize doğru yatırımlar yaparak iyi eğitim vermemiz ve sektöre kazandırmamız gerekmektedir. İleri görüşlü bilişim politikalarını ve stratejilerini benimsemiş bilişim kadroları oluşturulup, bilişim firmaları ve üniversiteler ile ortak projeler geliştirmeleri sağlanmalıdır. İkinci olarak, devlet tarafından alınan destekler ile üniversite-sanayi işbirliği sağlanarak AR-GE faaliyetlerine ağırlık verilmelidir. Yenilikçi ve milli çözümler üreterek ‘teknolojiyi üreten’ bir Türkiye olabilirsek büyük ekonomiler arasında yer alma hedefimize bir kaç adım daha yaklaşılacaktır.

Yazıyı Telekom Dünyası Dergisinden okumak için tıklayınız.

 

 

Bğlantılı Yazılar